• Başkan Diyor ki
  • Yönetim Kurulu
  • Tüzük
  • Üyeleri
  • Faliyetleri
  • Hedefleri
  • Derneğe Üye Ol
  • İletişim


  • Hakkında
  • Önemli Yerleri
  • Kutsal Yerleri
  • Tarihi Yerleri
  • Mahalleleri
  • Değirmenleri
  • Çeşmeleri
  • Yemekleri
  • Sülaleler
  • Lakaplar
  • Salavatları
  • Öyküleri
  • Atasözleri
  • Bilmeceleri
  • Manileri
  • Tekerlemeleri
  • Ağıtları
  • Oyunları
  • Sulakyurt











        
    AĞIT

Sabah oldu garip kuşlar ötüyo,
Hasta olmuş hastanede yatıyo,
Kızı Almanya'dan mektup atıyo,
Tutmadı dillerim yazamaz oldum.

Yazdım mektubunuzu dolduramadım,
Ağlayan yüzünüzü güldüremedim,
Babanızın öldüğünü bildiremedim,
Tutmadı dillerim yazamaz oldum.

Kapımızın önüne kuruldu kazan,
Yakasız gömleğe de bir yazı yazam,
Yıkıldı orta direğim kalmadı düzen,
Ben bu düzeni kuramam gayli.

Hastaneye düşmüş de sormadım halın,
Bir mektup yazmaya tutmamış elin,
Kızıl Dere'ye giderken uğradı yolun,
Yolcuyu yolunda eyleyemedim.

Aşamadım karlı karlı dağları,
Dolu vurdu mor sümbüllü bağları,
Zahmeri ayında kuşluk çağları,
Yolcuyu yolundan eyleyemedim.

Ankara'dan arabalar yürüdü,
Yüreğimde yağ kalmadı eridi,
Seninlen bir gavlimiz varıdı,
Gelirim dedinde yaldattın beni.

Girdim bahçenede gülün dermedim,
Hasta olmuş hallarını sormadım,
Hastanede can vermiş de görmedim,
Halallaşıp hallarını sormadım ben.


   
Fındık Yurdakul