• Başkan Diyor ki
  • Yönetim Kurulu
  • Tüzük
  • Üyeleri
  • Faliyetleri
  • Hedefleri
  • Derneğe Üye Ol
  • İletişim


  • Hakkında
  • Önemli Yerleri
  • Kutsal Yerleri
  • Tarihi Yerleri
  • Mahalleleri
  • Değirmenleri
  • Çeşmeleri
  • Yemekleri
  • Sülaleler
  • Lakaplar
  • Salavatları
  • Öyküleri
  • Atasözleri
  • Bilmeceleri
  • Manileri
  • Tekerlemeleri
  • Ağıtları
  • Oyunları
  • Sulakyurt

 

 

 

 

 

 

 



FARAŞLI KÖYÜ ÖYKÜLERİ

Dedevan

Bilinmeyen bir tarihte üç kardeş Hüseyin Ova 'dan Faraşlı Köyü'ne yerleşmek için gelmişler. En küçük kardeşleri olan Er Samıt burayı beğenmiş ve buraya yerleşmeye karar vermiş. Ama büyük kardeşleri burayı beğenmemişler, bunun üzerine başka bir yere gitmeye karar vermişler, Er Samıt' ında kendileriyle gelmeleri için konuşmuşlarsa da ikna edememişler.

Büyük kardeşler Er Samıt'ı Faraşlı Köyü'nde bırakarak Sivas'ın Kangal ilçesi Tekke Köyü'ne gitmişler.
Er Samıt Farşlı köyüne yerleştikten sonra bir tane kavak ağacı almış ve evinin önüne dikmiş; köydekilere "Bu kavağa ben öldükten sonra Dede Kavağı " demelerini söylemiş.

Er Samıt öldükten sonra bir Kadir gecesi Samıtlı'nın soyundan bir kadın, bu kavak ağacının secdeye yattığını görmüş. Sabah olduğunda bunu herekese anlatmış, fakat kimse inanmamış. Kendi kendine "Gelecek sene Kadir gecesi aynı keramet nasıl olsa yine olur herkesin inanması için de bir yol bulurum" demiş.
Ertesi sene Kadir gecesi kavağın yine secde ettiğini gördürür, aklına kafasındaki tülbenti çıkarıp ağacın tepesine bağlamak gelmiş. Sabah olunca herkese kavağın tepesindeki tülbenti göstermiş, insanlar hayretler içinde kalmışlar. Sonra herkesin o ağaca karşı fikri değişmeye başlamış. Ağacın önünden geçenler kavak ağacına bez bağlayarak dilek tutar olmuşlar.

Dede Kavağı ismi dilden dile söylene söylene "Dedevan" şeklinde değişikliğe uğramıştır.

Devam