• Başkan Diyor ki
  • Yönetim Kurulu
  • Tüzük
  • Üyeleri
  • Faliyetleri
  • Hedefleri
  • Derneğe Üye Ol
  • İletişim


  • Hakkında
  • Önemli Yerleri
  • Kutsal Yerleri
  • Tarihi Yerleri
  • Mahalleleri
  • Değirmenleri
  • Çeşmeleri
  • Yemekleri
  • Sülaleler
  • Lakaplar
  • Salavatları
  • Öyküleri
  • Atasözleri
  • Bilmeceleri
  • Manileri
  • Tekerlemeleri
  • Ağıtları
  • Oyunları
  • Sulakyurt

 

 

 

 

 

 

 

 



FARAŞLI KÖYÜ ÖYKÜLERİ

Üç At

Eski zamanda bir köy varmış. Bu köyde bir karı koca yaşıyormuş. Bunların bir erkek çocukları varmış. Üç tane de atları varmış. Adamın karısı caresiz bir hastalığa yakalanmış, hastalıktan kurtulamamış ve ölmüş.

Karısının ölümünden sonra, adam evlenmiş, çocuğuna üvey ana getirmiş. Kadın ilk günden itibaren çocuğu bir türlü sevememiş. Çocuğa elinden gelen her türlü kötülüğü yapar olmuş. Çok ağır işlerde çalıştırmış, tarla, bahçe işlerine göderirmiş. Bu işlerin olmadığı günlerde de üç atı da otlatması için çocuğa verirmiş.

Birgün çocuk atları çayırda otlartırken atlara bir kopek saldırmış, bunun üzerine atların her biri bir tarafa kaçışmışlar. Çocuk hangi birinin peşinden gideceğini şaşırmış, hepsini kaybetmiş ve eve dönmüş.

Üvey anası çocuğa çok kızmış, yemek vermeyerek cezalandırmış. "Eğer yarın da atları bulamadan eve gelirsen sana daha büyük ceza verecem'' diyerek çocuğu korkutmuş.
Ertesi gün çocuk akşama kadar üç at-üç at diye atları aramış ama malesef bulamamış. Yorgunluktan ve açlıktan bitap düşmüş ve aklından :" Atları bulamadım bu halde eve gidersem üvey annem beni öldürür" diyerek kendi kendine korku salmış.

Çok çaresiz halde olduğunu anlayınca Allah'a yalvarmaya başlamış: "Allah'ım beni ya taş et, ya da kuş et ki bu çaresizlikten kurtulayım" demiş. O anda olduğu yerde kuş olmuş üç at, üç at, üç at" diye ötmeye başlamış, O günden sona da bu kuş hep böyle ötmüş, adı da "Üç At" kuşu kalmış.

Devam